Menüler kısmından ayarlayınız.

AŞIK ŞENLİK


(d. 1850 – ö. 1913), XIX. yüzyıl saz şairi,

Aşık Şenlik’in asıl adı Hasan’dır. Aşık Şenlik’in 1850’de Çıldır’ın eski adı Suhara (Yakınsu) yeni adı Aşık Şenlik Kasabası olan köyünde doğmuştur. Âşık Şenlik, Kars Terekeme (Karapapak) olarak adlandırılan bir Türk zümresine ait bir boya mensuptur.

Aşık Şenlik’in köyü olan, Aşık Şenlik Belediyesi Web sitesinde ailesi hakkında şu bilgi verilmektedir. “Babası, köyün sakinlerinden orta halli bir köylü olan Molla Kadir’dir.  Âşık Şenlik’in babası, yerli ailelerinden Kadirgillerin sülalesinden gelen çiftçilikle uğraşan ve kümes hayvanlarına çok meraklı olan Molla Kadir’dir. Molla Kadir, orta halli bir köylüdür. Şenlik’in annesi Zeliha, okuma yazma bilen, zeki görgülü ve bilgili bir kadındı.  “[1]

Babasından ve yöre kültüründen aldığı hayvancılık merakı onda avcılık yapmak şeklinde bir istidat göstermiştir. Şenlik de ava ve hayvanlara meraklı bir çocuk olarak büyür……

Bu Dünyada Baki Kalan Öğünsün

İster ihtiyar ol ister nevcivan
Bu dünyada bâkî kalan öğünsün
Meraksız fikirsiz gamsız her zaman
Her zaman şâd olup gülen öğünsün

Müddet ki Hazret-i Ademden beri
Okunmaz defteri bilinmez sırrı
Bu dünyadan gitti nice bin biri
Ahretten dünyaya gelen öğünsün

Sefil Şenlik der ki bu dünya fâni
İskender Ürüstem Süleyman hani
Ecel pazarından kurtaran canı
Azrailden mühlet alan öğünsün

Çıldırlı Aşık Şenlik

Deli Gönlüm Nasihat Etsem

Deli gönlüm nasihat etsem
Deme ulusum var elim yaltşıdır
Bu dünya fanidir kimseye kalmaz
Deme bu dünyada kalan yahşıdır.

Meydana giremde özümü öyme
Şeytana uyupta kimseye söyme
Gücün yeter diye yetimi döyme
Deme kuvvetliyem kolum yaltşıdır.

Şenliyem dünyada çekerim zarı
Sinem üste yandı sevdanın narı
Bir yiyide olsa bedasıl karı
Ona sağlığtasa ölüm yahşıdır..

Çıldırlı Aşık Şenlik

Mana Ad Olur

Yığılın ahbaplar yaren yoldaşlar
Gamlı gönlüm vatanından yad olur
Kahpe felek beni sürgün eyledi
Dostlar ağlar düşmanlarım şad olur

Daha geçti devran sürmek sırası
Aşk okunun merhem bulmaz yarası
Hiç kimsenin başa yanmaz çırası
Çoklar bu sevdadan na-murad olur

Ustasından ders almayan pirsizdi
Bir gül gördüm dört tarafı harsızdı
Koy desinler Kul Şenlik’e arsızdı
El içinde bu iş mana ad olur

Çıldırlı Aşık Şenlik

Hak ile Yaksan Benim

Düşmüşüm gam deryasına ummanda yüzen benim
Rüyada çark-ı alemi devredip gezen benim
Dersim aldım pünhandan ayana çıkmaz sırrım
Ehl-i marifet hoş nasihat cevahir lisan benim

Semada mahlukat gördüm nezmider nur danesi
Çıkmaz arşa inmez hakka müğelladır binası
Yigirmi dört sahat bin dört yüz kırktır manası
Birinde bin kerre hakka şükreder insan benim

Ne layık ki beni deyip arzulayıp gelesin
Divan-ı alem içinde imtihana salasın
Deseler ki Sefil Şenlik sen bir azim kalasın
Rütbem arşa direk olsa hak ile yeksan benim

Çıldırlı Aşık Şenlik

Can Sağ İken Yurt Vermeyiz Düşmana 93 Harbi Koçaklaması

Ehli İslâm olan işitsin bilsin,
Can sağ iken yurt vermeniz düşmana;
İsterse Uruset ne ki var gelsin,
Can sağ iken yurt vermeniz düşmana.

Kuşanın kılıncı, giyinin donu,
Kavga bulutları sardı her yanı,
Doğdu koç yiğidin şan almak günü,
Can sağ iken yurt vermeniz düşmana.

Asker olan bölük bölük bölünür,
Sandız mı ki Kars kalesi alınır!
Boz atlar üstünde kılınç çalınır,
Can sağ iken yurt vermeniz düşmana.

Kavga günü namert sapa yer arar,
Er olan göğsünü düşmana gerer,
Cemi ervah bizle meydana girer,
Can sağ iken yurt vermeniz düşmana.

Hele Al-Osman’ın görmemiş zorun,
Din gayreti olan tedarik görün,
At tepin, baş kesin, Kazağ’ı kırın,
Can sağ iken yurt vermeniz düşmana.

Ben-Asferdir bilin Urs’un aslı,
Orman yabanisi, balıkçı nesli,
Hınzır sürüsüne dalıp kurt misli,
Can sağ iken yurt vermeniz düşmana.

Şenlik, ne durursuz, atları binin,
Sıyra-kılınç düşman üstüne dönün,
Artacahdır şanı bu Âl-Osman’ın
Can sağ iken yurt vermeniz düşmana.

Çıldırlı Aşık Şenlik

Efkar Olmuşam

İçip aşkın badesini vücud-i nar olmuşam
Divane derviş misali feryad-i zar olmuşam
Perişan bülbül kan ağlar ah u nalemden menim
Dil hasta gönül şikeste hem tarumar olmuşam

Bin yıl ömür verdi Adem’i saldı aha
Yedi yüz elli Şit yaşadı dokuz yüz elli Nuh’a
Erenleri hak edeni fani kılar mı raha
Düşüp de dünya şerrine kara efkar olmuşam

Şenlik’im hizmet etmedim daim bir tarikata
Uyup iblis yığvasına çok ettim cürm ü hata
Şefaat ya resulullah muhtacım marifete
İsyanın hadden aşıptır çok günahkar olmuşam

Çıldırlı Aşık Şenlik

Baba

Elvanlı kuşların bir bak haline
Bizi saltanattan salıptır baba
Dost görse bu günde yazıklar bizi
Düşmanlar şad olup gülüptür baba

Elinkiler talka vurer havada
Bizimkiler kuruyuftu yuvada
Bilmem kar gış mıydı yoksa beddua
Ettiğin karşına geliptir baba

Ant içerdin sarı kazın başına
Gel şimdi seyredek cemdeğine leşine
Kırk ördeği bir duvarın başına
Felek gazap ile vuruptur baba

Hasta yattım peçelerden kırmadın
Tamahkarlık ettin hayır görmedin
Yüz ferikten bir zekat vermedin
O borçta boynunda kalıptır baba

Kuşların leşini yığıf saklıyak
Her yada düşende gidip yokluyak
Üreğin çok yanar otur ağlayak
Oğlunda hulüsün bitirdi baba

Sefil Şenlik kim çakar nazın
Baban kazma atıf kırıftı sazın
Bir topal ördeğin bir yoluk kazın
Oda maya için kalıptır baba..

Çıldırlı Aşık Şenlik

Rüyayı Alemde Düşuma Geldi

Rüya-yı âlemde yattığım yerde
Neçe yüzmin hayal güşuma geldi
Üğbe üç cismine saldı ateş
Sevdiğim salatın düşuma geldi

Aynına geymişti gaflet lüzumu
Kör oluban açmayaydım gözümü
Bir tagayyır keyfte gördüm özümü
O kadar möhübbeti hoşuma geldi

Şenlik’em hakine gettim yüzünen
Bir kelme danıştım şiirin sözünen
Hayıf ki bakmadım kıyar gözünen
Sürahi gameti karşıma geldi.

Çıldırlı Aşık Şenlik

Çıldırlı Şenliğin Yadigarı Var

Dinleyin ağalar size söyleyim
Ürüşan gönlümün intizarı var
Et yiyip at binip dilber sevmiyem
Ne bilir dünyadan ne haberi var

Ellerim doymadı elvan kınadan
O beyaz buhaktan billur sineden
İki sevda birbirine binadan
Değmeyin hatırına ikrarı var

Huri-yüi gılmandı salatın soyu
Selviden seçilmez yücedir boyu
Livane sancağı Sirya’dır köyü
Çıldırlı Şenlik’in yadigarı var

Çıldırlı Aşık Şenlik

İsterim

Hulus-i kalp ile bil sen fikrimi
Ben mevladan Al’Osman’ı isterim
Merhamet sahibi ol gazi hünkar
Bize hükmetmeye onu isterim

Sultan Hamit Şahım şahlar serveri
Zikrimde Kurandır dilim ezberi
Kaftan kafa zirr ü zeminden beri
Nefs-i Mürsel hükmü hanı isterim

Süleyman tahtında bey karar duran
Muhammet vekili mekanı nuran
Ezler hıfsı furkan ayet-ül Kuran
Salavatı ol süphanı isterim

Ezelden alnıma çekilmiş kalem
Ettiğim var idi yetişti belam
Vaktinde saltanat hükmünde alem
Divanında şevket sanı isterim

Gam gündür Şenlik’in gönlünün şadı
Fikrimden çıkmıyor Al’Osman adı
Gidiyor dünyanın lezzeti tadı
Ben ne binde bir mekanı isterim

Çıldırlı Aşık Şenlik

Ya Bulunur Ya Bulunmaz

Gönül her gaflete inme
Ya dalınır ya dalınmaz
Muhabbet bir armağandır
Ya bölünür ya bölünmez.

Ad bednam eyleme beter
Töhmeti alemi tutar
Deftere yazılan gader
Ya silinir ya silinmez.

Şenlik der Sıtkı dost olan
Hoş söyleyip yüze gülen
Daim bir hulüste galan
Ya bulunur ya bulunmaz.

Çıldırlı Aşık Şenlik

Çıldırlı Aşık Şenlik ile Posoflu Aşık Zülali Atışması

 

ŞENLİK:
Yine fikrim hayallandı uğraşır nara ile
Tabibsiz derdi çekerim melhemsiz yara ile
Arz ediben gitsem eğer pirin öz diyarına
Menzilim bin yıllık yoldur tükenmez bir ay ile

ZÜLALİ:
Yaman baktım çekti leşker bir ulu duğra ile
Fethetti burcu semayı döğüşür sahra ile
Sağolmaz yara çekeriz nah-nuyi kısmette biz
Eğerki Eflatun gelse tabib-i kübra ile

ŞENLİK:
Deli gönül bülbül olup dünyayı bir dağ bilir
Hesap etse şecereni budağı-be-budağı bilir
Kef nunu’u zemin arşı kafi azim dağ bilir
Yedi iklim çar köşeyi dolaşır sıra ile

ŞENLİK:
Nice defne vardır viranelerde
Benim gibi viranı gördün mü
Sadi hafız arkasında neler var
İran, Turan, Türkistanı gördün mü

ZÜLALİ:
Nice defneler nice viranlar
Ben çok mihr-i süleyman görmişem
Nice Tükistanlar nice Turanlar
İran Turan Türkistanı görmüşem

ŞENLİK:
Yıldırım misali atma ileri
Çeker mıknatıslar düşersin geri
Dara İsfandiyar Keyhüsrevi
Ürüstem tek pehlivanı gördün mü

ZULALI:
Nice filozoflar nice alimler
Nice nice kan içiçici zalimler
Cihangir Fatihler Yavuz Selimler
Nice Timur Alparslam görmüşem

ŞENLİK:
Serçe sahan ile eyler mi savaş
Sana kim dediki fil ile uğraş
Yüzünden kar yağar gözünden ataş
Şenlik gibi kahramanı gördün mü

ZÜLALİ:
Der Zülali dön bak önünde ne var
Kaçılmaz dört yanın çevrili duvar
İster olsun ağzı kanlı canavar
Ben yırtıcı çok arslanı görmüşem

ZÜLALİ:
Titrettin burcu semayı
Şark-u garptan haberin var deste aldın kürreyi
Üstadım kimden öğrendin sen bu ilmi alayı
Makamın müftü müderris sizi irfan dediler

ŞENLİK:
Hışma gelmiş çalkalanır sanasın Hind Denizi
O fışkıran dalgaların boğacak ben denizi
Vurup öldürmek mi fikrin anlasam vicdamzı
Malın mülkün hem hayatım size kurban dediler

Çıldırlı Aşık Şenlik

Kartal

Ne bakarsın melul melul yüzüme
Yüreğime koydun veremi kartal
Kanat çaldın pervaz ettin uçmağa
Zalim gülle kesti aranı kartal

Zehmin ağır yapın aslan yapısı
Gören kuşlar seni titrer hepisi
Öldürürdün ele geçen hapisi
Atardın karanlık yere mi kartal

Yüksek yüksek yığınlara çıkardın
Uzak uzak menzillere bakardın
Yüz sıçanı bir deliğe sokardın
Keserdin ağzını hara mı kartal

Sarıdır gözlerin yekedir başın
Çaynaklıdır pençen keskindir dişin
İnsafsız zulümkar zabit yoldaşın
Öldürmektir seni meramı kartal

Sefil Şenlik zulüm eyledi sana
Çalardın çırpardın batardın kana
Derdin hadden aştı gelmez hesaba
Lokman Hekim sarmaz yaranı kartal

Çıldırlı Aşık Şenlik

İhtiyarlık

Bu dünyanın safasını sürmeden
Ne tuttun yakamı ay ihliyarlık
Evvelki devranın düşer yadıma
El götür yakamdan koy ihtiyarlık

Alıp verir dizlerimin yelini
Eğdin kametimi büktün belimi
Yakın iken ırağ ettin yolumu
Günlük yolum oldu ay ihtiyarlık

Dayaksız adım atabilmenem
Tüy döşek üstünde yatabilmenem
Altı aylık çocuğa yetebilmenem
Ettin sabilere tay ihtiyarlık

Sultan idim dağ başında ben ezel
İndi dökülenler gönlümden gazel
Beni görüp güler idi her güzel
Onu da ömrüme say ihtiyarlık

Sulandı gözlerim zay oldu işler
Ağız papuçladı döküldü dişler
Ürkmez oldu benden yerdeki kuşlar
Çekerim elinden huy ihtiyarlık

Sefil Şenlik böyle bir hale geldi
Aşk ucundan benzi sarardı soldu
Evlad ü ıyalim terkimi kıldı
Ahir günüm oldu zay ihtiyarlık…

Çıldırlı Aşık Şenlik

İtoğlit

Kâğız git Danzot’ta Aziz ağaya,
İbtidada itibarsız itoğlit!
Söyle niçün etdin yüzü garalıh,
Değildin devletsiz, varsız itoğlit!

Gittih kapusunda durduk bir zaman,
Esdi tipi boran, şiddetli duman,
Çağırdı çavuşu, tapşırdı heman,
Sürgün etdi hulûkârsız itoğlit!

Danzot’a gelende öğrendih seni,
Dediler ağadır, el hanedanı,
Bizden esirgedin bir lokma nanı,
Peynirsiz, ekmeksiz, lorsuz itoğlit!

Gezdim bu diyarı ta baştan başa,
Görmedim sen teki bir mutruf poşa,
Gönül bir gafesdi, gırıldı şüşe,
Yeksan eyledin tutarsız itoğlit.

Yığıldı ahbaplar, mendilim çaldı,
Köyünüzde ticaretim bu oldu,
Bu destanî menden yadigâr galdı,
Sen de galma kesbü kârsız itoğlit!

Gul Şenlik’e vurdun töhmetli gürzü,
Boynuna borç etdin bu çirkin sözü,
Her yerde söylerler Çingene, Dürzü,
Edepsiz, erkânsız, arsız itoğlit!

Çıldırlı Aşık Şenlik

Faydası Ne

Manasız mantıksız sözü bilmenin faydası ne
Az anlayıp çok söyleyip gülmenin faydası ne
İtibar dediğin elde bir muhalif şişedi
Kaldırıp beyhude taşa çalmanın faydası ne

Dipte tekbir kabul olmaz niyaz-ı marifete
Kalpte tasdik eylemektir sıtk ile itikada
Ab-ı umman kenarında baş eğip ibadete
Türaptan teyemmüm alıp kılmanın faydası ne

Biçare pervane bilmez kastı sitem olanı
Garaz-ı gazzap şamına başı candan dolanı
İste seni isteyeni tanı kadir bileni
Hürmetsiz teklifsiz yere gelmenin faydası ne

İlacı na-mümkün olur başa gelen kaderin
Haşre dek acısı gitmek ihtiyacı kederin
El içinde şöhret bulan şerafetli pederin
Mülkünde ne halef evlat kalmanın faydası ne

Sefil Şenlik aşk ucundan düşüp gaflet habına
Derununda mülhezayı derc eyler hesabına
Reyisi nadan sefine düşer gam girdabına
Dalgası şaşkın deryaya dalmanın faydası ne

Çıldırlı Aşık Şenlik

Ağlarım

Ol kadir-i kayyum feyyaz-i celal
Salıp vücudumu nara ağlarım
Arş ile kürsüne çalanda kalem
Yazıp yığvalımı kara bağlarım

Hürüyü kılmandı melek misali
Tavuzdan cilveli ibrişim teli
Aklımı yitirip olmuşum deli
Ala gözlü nazlı yare ağlarım

Şenlik’im artıyor efkarım gamım
Bilmem neye varır benim encamım
Deryaya gark olup yelkensiz gemim
Elim yetmez bir kenara ağlarım

Çıldırlı Aşık Şenlik

Mevla’yı Seversen Konuk Et Beni

Mevlayı seversen konak et beni
Bu gece eğlenir yatar giderem
Gözden ırak olup gönülden cüda
Derbeder olurum iter giderem

Çıra yakıp yanımızda oturma
Burda olan sözü köye götürme
Bir parça ekmekle su da getirme
Niyet edip oruç tutar giderem

Sabahtan kalkan da han pulu iste
Eğer vermez isem sen beni kısta
Atı koy mezada müşteri seste
Değere değmeze satar giderem

Mevlayı seversen tan etme bize
Hak kulun ayıbın vurmadı yüze
Bu yıl tahsirliydim göründüm göze
Bıldır yağan kardan beter giderem

Çıldırlı Şenlikim aşk hevesinde
Üryan gönlüm gezer abdal postunda
Kahve ocağında peyke üstünde
Yorgansız döşeksiz yatar giderem

Çıldırlı Aşık Şenlik

Kul Şenlik’in Methidir Bu

İçin Mevlid şerbetini,
Hakkın inayetidir bu.
Habibin, Fahri âlemin,
Nübüvvet şerbetidir bu.

Cebrail, arşın hocası,
Yazılmış levha hecesi,
Âmine, isneyn gecesi,
İn’am ü rağbetidir bu.

Allah’dan hidayet yetti,
Melekler destinde tuttu,
Cebrail sâkilik etti,
Cinânın lezzetidir bu.

Habib’in cismi, nûri-pâk,
Semada zikreder eflâk,
Buyurmuş: Levlake levlak,
Kur’an’da âyetidir bu.

Zikroldu Muhammed adı,
Melekler merhaba dedi,
Müminler gönlünün şâdı,
Münafık töhmetidir bu.

Zikreder elfazı demde,
Kadehi sahbayi cemde,
Yetirir livaül-hamde,
Mahşer mağfiretidir bu.

Âşıkam pîrler pîrine,
Makamı Behişt, nuruna,
İki cihan serverine,
Kul Şenlik’in met(h) idir bu

Çıldırlı Aşık Şenlik

Kevser Bulağından İçtim Bu Gece

Yığılın ahbaplar yaren yoldaşlar
Bir sağalmaz derde düştüm bu gece
Hikmet-i pir ile ab-ı zülalden
Kevser Bulağından içtim bu gece

Kudret mektebinden verdiler dersi
Zahirde göründü arş ile kürsü
Hıfzımda zapt oldu Arabi Farsi
Lügat-i İmrani seçtim bu gece

Sefil Şenlik Hak’tan buldu kemali
Bu fikirle vasf-ı halin demeli
Bedirlenmiş gördüm güzel cemali
Tagayyır hal oluf şaştım bu gece

Çıldırlı Aşık Şenlik

 

Hürü

Menim sevdiceğim deste boyludu
Bizden üz çevirdi gırah köylüdü
Tavus tamaşalı sona muyludu
İndi de garaza gelermiş mene

Şeyda bülbül görmeh istemez harı
Gurban etmiş idim devleti varı
Utanmaz sıkılmaz o zalım Hürü
Söyleyif Köğas’da gülermiş mene

Çıldırlı Aşık Şenlik

Tur Dağında Musa as Hikayesi

Musa Tur dağında koyun güderken,
Allah için ibadetini ederken,
Cebrail geldi kurtlar şeklinde,
İki cihan serveri hemen dur dedi.

Musa dedi kurtlara,arzunuz neyidi,
Davarları ürkütmeyin, bir kenarda durun dedi,
Bu sürünün bir sahibi var dedi,

Sahipsiz sürüden koyun verilmez dedi.
Kurtlar dedi başka çaresi yoktur nidelim,
Başımızı alıp bu diyardan nereye gidelim,
Musa sen git Ağana söyle, biz koyunları güdelim,
Git Ağana selam söle Pir dedi.

Musa dedi ki kurtlara:

Yaradan Mevlanın yolları ince,
Ona turap olan kulları nice,
Ben neylerem, Siz sürüyü kırınca,
Bu hizmet de bana zor, dedi.

Kurtlar başladılar yemin etmeye,
Yusuf(as) ın düşü hakkı için,
Veysel Karaninin başı hakkı için,
Gel sürünü sal, selamet gör; dedi.

Musa vedalaştı, yollara düştü,
Melekler önüne bir bayrak açtı,
Musa varıp Ağasına danıştı,
Ağası dedi: git kurtların kısmetini ver, dedi.

Musa Ağasından geri dönünce,
Kurtlar hemen kısmetini alınca,
Koyunu tutup, kurtlara verince,
Allah senden razı olsun Pir, dedi.

O koyuna yeşil bir bayrak gerildi,
Melekler hemen etrafına sarıldı,
Kuzuyu alınca hemen, koyun dirildi,
Hani benim körpe balam nerede: Dedi.

Cebrail (as) der ki koyuna,
Eğer sen kuzunu sorarsan,
İsmail (as) inen koçu gör, dedi,
Cenneti alada, onu gör, dedi.

Sefil Şenlik muradına erersen
mihraçtaki o nebiyi sorarsan
Eğer koyun sen kuzunu sorarsan,
Cenneti alada, onu gör, dedi.

Çıldırlı Aşık Şenlik