Menüler kısmından ayarlayınız.

Kul HİMMET

Kul Himmet, 16. yüzyılda yaşamış bir halk ozanıdır.

Mezarı, doğduğu yer olan Tokat iline bağlı Almus ilçesinin Görümlü (Varzıl) köyündedir.
Alevi-Bektaşi mezhebinin Erdebil Tekkesi’ne bağlı Safeviye kolundan olduğu öne sürülür.
Yaşadığı dönemde, Pir Sultan Abdal ve Şah Hatayi’yle adı anılmıştır .
İnancından dolayı çileli bir hayat geçirdiği, zindanlarda yattığı söylenir. Ölümüyle
ilgili kesin bilgiler olmamakla beraber, Pir Sultan Abdal’ın 1560’da asılmasından sonra
uzun süre kaçak yaşayıp köyünde vefat ettiği sanılmaktadır.
Sevgi, barış, dostluk temelli nefesler söylemiştir.


Her Sabah Her Sabah Ötüşür Kuşlar

Her sabah her sabah ötüşür kuşlar
Allah bir Muhammed Ali diyerek
Bülbül de gül için figana başlar
Allah bir Muhammed Ali diyerek

Kıblemizden kısmetimiz verile
Arı da iniler kudret balına
Veysel Karan gitti Yemen eline
Allah bir Muhammed Ali diyerek

Biz çekelim imamların yasını
Dinleyelim gerçeklerin sesini
İmam Hasan içti ağu tasını
Allah bir Muhammed Ali diyerek

Mümin olan inc’elekten elendi
Talip olan Hak yoluna dolandı
Şah Hüseyin al kanlara bulandı
Allah bir Muhammed Ali diyerek

İmam Zeynel parelendi bölündü
Muhammed Bakır’a secde kılındı
İmam Cafer’e de erkân çalındı
Allah bir Muhammed Ali diyerek

Uçtu gönül kuşu bulmaz yuvası
Serimize çöktü Şah’ın havası
Musa Kazım Rızan’nın da duası
Allah bir Muhammed Ali diyerek

Taki ile Naki bir olup gitti
Ol Hasan Askeri nur olup gitti
Mehdi mağarada sır olup gitti
Allah bir Muhammed Ali diyerek

Fatma Düldül Kamber durdu duaya
İsa kahrıyla çıktı havaya
Şehriban soyundu bindi deveye
Allah bir Muhammed Ali diyerek

Dört kitap indi dört dine düştü
Kuran Muammed’in virdine düştü
Kul Himmet Ali’nin derdine düştü
Allah bir Muhammed Ali diyerek

Kul Himmet

Pare Pare Yalan Dünya

Pare pare yalan dünya
Yalan dünya değil misin
Hasan ile Hüseyin’i
Alan dünya değil misin

Ali bindi Düldül ata
Âşık dayanır firkate
Boz kurt ile kıyamete
Kalan dünya değil misin

Ali’nin Düldül’ünü alıp
Arslanını dağa salıp
Yedi kere üste kalan
Dolan dünya değil misin

Ah şu kaşa ah şu göze
Ciğer kebap oldu köze
Muhammed’i bir ham beze
Saran dünya değil misin

Yetik Kul Himmet’im yetik
Gerçeğin eteğin tutup
İnsan gül ot gibi bitip
Dolan dünya değil misin

Kul Himmet

Gel Gönül Kimsenin Aybına Bakma

Gel gönül kimsenin aybına bakma
Hazer kıl sevdiğim değme gönüle
Arif ol cihanda bir gönül yıkma
Hazer kıl sevdiğim değme gönüle

Daim aşk atına bin de atlı gez
Edep öğren erkan öğren otlu gez
Gönül yıkma halk içinde tatlı gez
Sakın ey sevdiğim değme gönüle

Yoldaş eyle iman gibi dostunu
Amel kazan aramazlar aslını
Turap ol ki çiğnesinler üstünü
Hâk ol ey sevdiğim değme gönüle

Cihad eyle ki günahların tartasın
Bir amel kazan ki Hakk’a yetesin
Şar gibi her gördüğün örtesin
Pir ol ey sevdiğim değme gönüle

Kul Himmet dilimde zikrim Muhammed
Aşk dolusun içtim Hüda’ya minnet
Dinar ile satın alınmaz cennet
Hazer kıl sevdiğim değme gönüle

Kul Himmet

Ah Edeyim (Diyar-ı Gurbette)

Diyar-ı gurbette Cezayir’lerde
Eller bayram etsin ben ah edeyim
Ağ gerdan üstünde siyah tellerde
Teller bayram etsin ben ah edeyim

Kırmızı güllerin dalları yerde
Mevlam uğratmasın kimseyi derde
Yaz bahar ayında bulanık selde
Seller bayram etsin ben ah edeyim

Kırmızı güllerin yanıp tütende
Virane bahçede bülbül ötende
Salınıp sevdiğim yola gidende
Yollar bayram etsin ben ah edeyim

Kısmet olur ben sılaya varırsam
Sağ selamet hak selamın verirsem
Vadem yeter gurbet elde ölürsem
Çöller bayram etsin ben ah edeyim

Sefil Kul Himmet’im dert bana yeter
Bunca sefalatim sevdiğim beter
Yüce dağbaşında menemşe biter
Dallar bayram etsin ben ah edeyim

Kul Himmet
Eğer Din Bâbından Haber Sorarsan

Eğer din bâbından haber sorarsan
Söyle kelâmını bildir efendim
Sual eyle ihsân olsun kelâmlar
Bilemezsem hâlim nedir efendim

Bir günün farzını on yedi bildim
Yiğirmi sünneti üç vitir kıldım
Sualine cevap vermeye geldim
Veremezsem döv de öldür efendim

Sabah dört öğlen on belli beyândır
İkindi sekizdir deme ziyândır
Akşam beş yats’on üç vitir tamamdır
Bunu da böylece kıldım efendim

Altmış altı er kaleyi boyladım
Altı yüz teravihi hesap eyledim
Ben bir divaneyim böyle söyledim
Buncağız kusura kalma efendim

Kıyas et meydandan geri kalırım
Aç gözünü sana hoca olurum
Bir yıllık namazı ezber bilirim
Var senden kaçan kördür efendim

Beş bin yüz yirmi farzıdır heman
Yedi bin iki yüz sünnettir tamam
İncil’le Zebur Hak delili Kur’an
O da bir sırdır ermen efendim

Seyyid gibi sen secdeye oturmuş
Köylü sana yağlı pilav getirmiş
Bana sen de neden sual sorarsın
Balı kıymağı da yersin efendim

Sözü m’olur sencileyin özü çürüğün
Yüzün görme yüzü gözü buruğun
La bak aşağı indirmişsin sarığın
Korkarım başında güldür efendim

Herhalde ilerü gelemez deyü
Sualime cevap veremez deyü
Kul Himmet ile baş edemez deyü
Korkarım el sana güler efendim

Kul Himmet

Altının Kadrini Sarrafı Bilir

Altının kadrini sarrafı bilir
Açılmaz dükkanlar pazar mı ola
Salını salını sevdiğim dilber
İrakipler hile sezer mi ola

Seyreyledim yanağının alını
Ememedim leblerinin balını
Ayağına giymiş sırça nalını
Sevdiğim salınıp gezer mi ola

Yüce yüce yerlerine çıkınca
Ak ellere al kınalar yakınca
Sevdiğimin dal boynuna bakınca
Aşığın bağrını ezer mi ola

Yüce yüce yaylaları yaylasam
Her güzelin bir ismini söylesem
Yalvarıp yakarıp gönlüm eylesem
Göğsünün bendini çözer mi ola

Kul Himmet Üstadım kendi halinde
Bir güzel sevmişim halkın dilinde
Katipler oturmuş kalem elinde
Sevdiğim ismini yazar mı ola

Kul Himmet
Dünya İle Bir Pazarlık Eyledim

Dünya ile bir pazarlık eyledim
Ne virane ne harabe ne şendir
Seyrettim de bir dükkâna uğradım
Ne çarşıdır ne bedesten ne hardır

Sırr-ı surullahtır âleme inene
Dedim harfim manasını duyana
Çiçeğe uğradım kokusu bana
Ne bağdadır ne bağbandır ne güldür

Bir makam seyrettim ya kim gelecek
İkrarsızlar kıyamete kalacak
Bir gerçek harfim var mana alacak
Ne mezheptir ne imandır ne dindir

Yed’iklim çar köşe kilidi birdir
Ana akıl ermez bir gizli sırdır
Sorarsan dünya ana misaldir
Ne ağızdır ne burundur ne dildir

Kitabın kalbinde olur mu ilan
Ümmet-i billah da Ali’ye ayan
Doluyu bu demde elime sunan
Ne âdemdir ne insandır ne kuldur

Kul Himmet’im bu manadan al imdi
Alamazsın bir gerçeğe sor imdi
Senede bir kere doğdu dolandı
Ne ülkerdir ne yıldızdır ne gündür

Kul Himmet


Gafil Gezme Şaşkın

Gafil gezme şaşkın bir gün ölürsün
Dünya kadar malın olsa ne fayda
Söyleyen dillerin söylemez olur
Bülbül gibi dilin olsa ne fayda

Bir gün seni götürürler evinden
Hakkın kelamını kesme dilinden
Kurtulmazsın Azrailin elinden
Türlü türlü yolun olsa ne fayda

Sen söylersin söz içinde sözün var
Çalarsın çırparsın oğlun kızın var
Şu dünyada üç beş arşın bezin var
Tüm bedesten senin olsa ne fayda

Kul Himmet Üstadım gelse otursa
Hakkın kelâmını bile getirse
Dünya benim deyip zapta geçirse
Karun kadar malın olsa ne fayda

Kul Himmet


Bugün Bize Pir Geldi

Bugün bize Pir geldi
Gülleri taze geldi
Önü sıra Kamber’i
Ali Murtaza geldi

Ali Murtaza şahım
Yüzüdür kıblegahım
Miracdaki Muhammed
Alemde padişahım

Padişahım yaradan
Okur ağdan karadan
Ben Pirden ayrılalı
Bin yıl geçti aradan

Aramı uzattılar
Yarama tuz attılar
Bir kul geldi Fazlı’ya
Bedestanda sattılar

Sattılar bedestanda
Ses verir gülistanda
Muhammed’in hatemi
Bergüzar bir arslanda

Arslanda bergüzarım
Pir hayalin gözlerim
Hep hasretler kavuştu
Ben hala intizarım

İntizarlık çekerim
Lebleri bal şekerim
Ben Pir’den ayrı düştüm
Göz yaşları dökerim

Dökerim gözyaşını
Gör Mevla’nın işini
Keşiş kurban eyledi
Yedi oğlunun başını

Keşiş kurban eyledi
Kafirler kan eyledi
Gökten indi melekler
Yerde figan eyledi

Figan eyler melekler
Kabul olsun dilekler
Yezid bir derd eyledi
O derd beni helaklar

Dört eylemış kapısın
Lal–ü gevher yapısın
Yezidler şehit etti
İmamların hepisin

Hasana ağu virdiler
Hüseyine kıydılar
Zeynel ile Bakırı
Bir zindana koydular

Zindanda bir ezadır
Ca’fer yolu gözedir
Ca’ferin de bir oğlu
Musa Kazım Rıza’dır

Taki Naki ağlarım
Sinem yara dağlarım
Askeri ye Mehdi ye
On ikiye bağlarım

Müşteriye satarım
Dürlü Matah tutarım
Yüküm lal–ü gevherdir
On ikidir katarım

Satarım müşteriye
Kervan kalsın geriye
Cebrail huş eyledi
Cennetteki huriye

Cebrail huş eyledi
Hatırım hoş eyledi
Kanat verdi kuluna
Havada kuş eyledi

Kuş eyledi havada
Gezer dağda ovada
El kaldırmış melekler
Saf saf durmuş duada

El kaldırmış Hak’ına
İsm–i azam okuna
İsm–i azam duası
Tatlı cana dokuna

Dokunur tatlı cana
Ağlarım yana yana
İmamların davası
Kaldı ulu divana

Ulu divan kuruldu
Cümle mahluk derildi
Yezdan işaret etti
Sur–u mahşer vuruldu

Pir dediler Ali’ye
Hacı Bektaş Veli’ye
Hacı Bektaş tacını
Vurdu Kızıl Deli’ye

Kızıl Deli tacımız
Şah Ahmet muracımız
Karaca Ahmet Gözcümüz
Yalıncak duacımız

Kul Himmet üstadımız
Bunda yoktur yadımız
Şah–ı Merdan aşkına
Hak vere muradımız
La ilahe illallah

Kul Himmet

Sabahın Seher Vaktinde

Sabahın seher vaktinde
Ali’yi gördüm Ali’yi
Eğildim niyaz eyledim
Ali’yi gördüm Ali’yi

Arslanı gördüm Meşhed’de
Kırk mum yanar bir şişede
Yedi iklim dört köşede
Ali’yi gördüm Ali’yi

Cennet kapısında duran
Hayber’in kilidin kıran
Kafire zülfikar çalan
Ali’yi gördüm Ali’yi

Çiskin dağlar başı çiskin
Kul Himmet’im oldu küskün
Cümle yerden erden üstün
Ali’yi gördüm Ali’yi

Kul Himmet
Seyyah Olup Şu Âlemi Gezerken

Seyyah olup şu âlemi gezerken
Dest edip cihanı gezen geldin mi
Şu garip başımdan aldın aklımı
Aklımı başımdan alan geldin mi

Her ne ister isen açık bazanım
Dost aşkına ben derimi yüzerim
Hayalinde gönül eğler gezerim
Dermansız yaramı saran geldin mi

Aşkın küresinde yüreğim pişti
Korkarım araya engel karıştı
Şahı Merdan Ali geldi yerişti
Gizli sırlarıma eren geldin mi

Naz etme sevdiğim nazın vakti mi
Gönül seyyah eder gezer iklimi
Bir güzel sevmişim alır aklımı
Hemi alıp hemi veren geldin mi

Kul Himmet Üstadım aklımı aldı
Serimi onulmaz sevdaya saldı
Dahi bir kaç sözüm bekaya kaldı
Dünyada ahrette yaran geldin mi

Kul Himmet

Bad-ı Sabaya Sorsunlar

Bad-ı sabaya sorsunlar
Canan illeri kandedir
Görenler haber versinler
Canan illeri kandedir

Zikrederim aklım ermez
Yürek kaynar taşar durmaz
Görenler de haber vermez
Canan illeri kandedir

Bir bahrım kaynayup taştım
Mevce vurup hadden aştım
Diyar-ı gurbete düştüm
Canan illeri kandedir

Derviş Himmet eder ahi
Göz yaşı döker günahı
Acap görür mü ol mahı
Canan illeri kandedir

Kul Himmet