Menüler kısmından ayarlayınız.

AŞIK DAVUT SULARİ

Aşık Davut Sulari 1925 yılında Erzincan’ın Çayırlı ilçesinde doğdu. Gerçek İsmi Davut Ağbaba ‘dır. Dedesinin yanında yetişti ve Sulari mahlasını kullandı. Dedesi Kaltık Mehmet Ağa tasavvuf şairiydi. Saz çalma, şiir söyleme ve türkü yakma zevkini dedesinden aldı. Âşıklar bayramının Konya’da yapılmasında emeği geçmişti. Türkü, atışma, güzelleme dallarında örnekler verdi. Doğu Anadolu’da asırlardan beri dilden dile anlatılan efsaneleri, menkıbeleri şiirleştirir; sazıyla etkili bir makam ve deyişle dost meclislerinde sunardı. Bütün ömrünü âşıklık geleneğine sadık kalarak sürdürdü. 17 yaşından başlayarak, aşıklık geleneğinin en önemli temsilcilerinden oldu. Konya Aşıklar Bayramı’nın oluşumunda yer aldı. TRT radyolarında bölge sanatçısı olarak çalıştı.

Aşıklar meclislerinde sanatını icra etmeyi ömrü boyunca sürdürdü. Aşık Daimi’nin ustası olup, diğer birçok ünlü sanatçıyla beraber de çalışmıştır.

Kızı Edibe Sulari 2 Temmuz 1993’te Sivas Katliamı’nda Madımak Oteli’nde yanarak hayatını kaybetti.

Yaban Gülü Müsün Sarp Gayalarda
El Değmeden Solacağın Belliydi .
Yaban Gülü Müsün Sarp Gayalarda
El Değmeden Solacağın Belliydi.
Ey Vefâsız Derde Saldın Başını
Taştan Taşa Vuracağın Belliydi.
Ey Vefâsız Derde Saldın Başını
Taştan Taşa Vuracağın Belliydi.
A Güzelim Nerde Kaldı O Günler
Pişiman Olmuş Yataklarda İniler.
A Güzelim Nerde Kaldı O Günler
Pişiman Olmuş Yataklarda İniler.
Kara Çalı Gül Olamaz Demiştim
Üç Beş Katre Sel Olamaz Demiştim
Elin Oğlu Yâr Olamaz Demiştim
Melûl Mahzun Kalacağın Belliydi.
Ey Vefâsız Derde Saldın Başını
Taştan Taşa Vuracağın Belliydi.
Ey Vefâsız Derde Saldın Başını
Taştan Taşa Vuracağın Belliydi.
Serhat Âşık Telli Sazım Yanımda
Şah-I Server Hu Albazım Yanımda.
Serhat Âşık Telli Sazım Yanımda
Şah-I Server Hu Albazım Yanımda.
Serhat Âşık Telli Sazım Yanımda
Şah-I Server Hu Albazım Yanımda
Serhat Âşık Telli Sazım Yanımda
Şah-I Server Hu Albazım Yanımda.
A Güzelim Nerde Kaldı O Günler
Pişiman Olmuş Yataklarda İniler.
A Güzelim Nerde Kaldı O Günler
Pişiman Olmuş Yataklarda İniler.
  • Çek kateri ben gelirem peşine
    Ali meydanına varalım hele
    Merhametin yok mu gözüm yaşına
    Pire bağlı olup duralım heleAllah Allah Allah duralım hele
    Allah birliğine varalım hele

    Ey müminler gerçek pirler merhaba
    Er rehberler gerçek erler merhaba
    Hazır postlar hazır yerler merhaba
    Zakirler sazları kuralım hele

    Allah Allah Allah kuralım hele
    Allah birliğine varalım hele

    Aşk ile perişan Davut Sulari
    Muhabbeti baldır kendisi arı
    Hazreti Ali’nin sın zülfikarı
    İnkarın boynuna vuralım hele

    Allah Allah Allah vuralım hele
    Allah birliğine erelim hele

  • Davut Sulari

BU GÜN BAYRAM GÜNÜ
Bugün bayram günü âlem eğlenir
Sen bizim yaylaya gel başın için
Dertliler oturmuş derdin söyleşir
Etme intizarı gül başın için

Hayran oldum bakakaldım yüzüne
Sürme değil rastık çekmiş gözüne
Hıçkırarak başım koysam dizine
Saçım okşa gönlüm al başın için

Davut Sulari’yem ahd-ı amanda
Bir yıldız doğmuştur devr-i zamanda
Seher bülbülüyem ulu divanda
Sen benim vekilim ol başın için

Davut SULARİ

 

Bu yola talip ol bağlandın ise
Peyik sofulara beyan eylesin
Hakikat aşkı ile dağlandın ise
Git kendi pirine derman eylesin

Museyibini aldırasın dara
Dört başın mamur et olma mudara
Müminler fakırdır değıl fukara
Bu hakin ceminde cavlan eylesin

Kemer best bağladık başında tacı
Kulağında küpe gürhunacı
Güdül bir kabbedır yapta ol hacı
Davut Sulari’ye nişan eylesin

Aşıktır (Benden Sorulursa)

Benden sorulursa aşık olanlar
Manen pir elinden dolan aşıktır
Meclis olup değerini bulanlar
Kendi cenazesin’ kılan aşıktır

Kişisel olanı kainat tanır
Darb-i aşk olanlar cihan dolanır
Gahi berrak akar gahi bulanır
Olgun mertebede kalan aşıktır

Ben aşık değilim yoksul ozanım
İçimde dert kaynar bünyem kazanım
Bazı yalçın dağım bazı sazanım
Davut Sulari’den kalan aşıktır

Ne Yazık (İşte Yetimlerin)

İşte yetimlerin yetimi benim
Çok cahdettim gülemedim ne yazık
Bu dünyaya geldiğimden yoksulum
Ben neyim hiç bilemedim ne yazık

Her kimlere el attımsa koptu dal
Ne takatim kaldı ne de bir mecal
Bir yakınım yok ki olam hasbi hal
Fesat hile olamadım ne yazık

Giden gitme mihnet bırakmaz peşin
Gel Davut Sulari yok ahbap eşin
Yaren akraba tavlukat kardeşin
Dediğimde kalamadım ne yazık

Çok Evvel Oldu

Elde düğün bayram benim neyime
Benim kurbanlarım çok evvel oldu
Sorayım fakire bir de beyime
Dem-i devranlarım çok evvel oldu

Eller güler oynar içim kan ağlar
Alem al yeşilde can kara bağlar
Değişti asırlar silindi çağlar
Merdan-ı meydanım çok evvel oldu

Davut Sulari’yem çağladım aktım
Riyakar kullardan nefretten bıktım
Şöhret kalasını kökünden yıktım
O ahd u peymanım çok evvel oldu

Sonra Git (Yar Senin Derdinden)

Yar senin derdinden derbeder oldum
Derd-i derunumu sor da sonra git
Hasretinden Mecnun misali oldum
Ne hale düşmüşüm gör de sonra git

Aşık olan maşukunu atar mı
Gül yerine kara çalı biter mi
Aslan yatağında tilki yatar mı
Gözle on ikiden vur da sonra git

Ağırgöl Dağında Gahmut Yaylası
Hangi gün inersen hoştur havası
Gel ey düzgünüm gel çektirme yası
Sulari kulunu gör de sonra git

Üstadından öğüt istersen gönül
Var otur yanında kal ağır ağır
Herkesin ağzından akmaz şeker bal
Düşünde edebin al ağır ağır

Bakarsın yok iken var olduk neden
Vücut yavaş yavaş tam olur beden
Çekirdek topraktan biten bir fidan
Büyüdükçe açar dal ağır ağır

Kimi gider bir namerde kul olur
Kimi fakirlikten yanar kül olur
Yağmur yağar damla damla göl olur
Kimi böyle yığar mal ağır ağır
Rüyamda Sultanı Gördüm

Bir gece yatarken habu gafletten
Cem oldu başıma cihanı gördüm
Ta Ademden beri gelip geçenler
Gerek aşikare nihanı gördüm
*****
O zaman karşımda gördüm ben piri
Semaya sar çekmiş yüzünün nuru
Hitap etti bana dedi bak beri
Ellerinde ayet kuran'ı gördüm
*****
Dediler geliyor hatemen nebi
Açıldı yedi kat göklerin babı
Titredi yerlerin bunca mihrabı
Fahri kainatı sultanı gördüm
*****
Zülali'yi yaktı bu aşkın közü
Dilimde zikrettim hakkı niyazı
Elim uzattım ki alayım sazı
Gözüm açtım tahtı viranı gördüm
*****
Aşık Zülali
 

SİYAH PERÇEMİNİ

Siyah perçemini dökmüş yüzüne
Salınarak gelen hümaya bakın
Kimden söz işitmiş düşmüş hüzüne
Kader yakışmayan simaya bakın

Ak göksün üstüne bir bağ dikilmiş
Bin bir çeşit çiçeklerden ekilmiş
Dün uğradım bir ücraya çekilmiş
Bulut mu kaplamış şu aya bakın

Elin sitemini ağlarken gördüm
Gül dibinde gül sararken gördüm
Bir seher akşamı çağlarken gördüm
Davut Sulari’deki sevdaya bakın

Aşık Davut Sulari

Baktım şu cihanın temaşesine
Cümle kullar alo alo Ali diyorlar
Yedi derya doldu kalp şişesine
Hep lisanlar alo alo Ali diyorlar
(Bu Almanlar alo alo Ali diyorlar)

Herhangi millet olsa da o anda
Telli telsiz telefonlar kuranda
Haber alıp sual cevap verende
Cümle diller alo alo Ali diyorlar
(Hep lisanlar alo alo Ali diyorlar)

Ali dindir Ali Ali imandır canda
Ali görünüyor her bir meydanda
Ali’nin heybeti yalnız aslanda
Cümle kullar alo alo Ali diyorlar
(Bütün kullar alo alo Ali diyorlar)

Hakk’ı bilmek ne kusurdur ne de suç
Hayat bir çeşmedir gözü bul da iç
Davut Sulari’nin mızrabı kılıç
Teller diller alo alo Ali diyorlar
(Teller diller alo alo Ali diyorlar)

Aşık Davut Sulari

Sultanım

Aylardır gözüm yoldadır
Varamaz mısın sultanım
Gelip de tenha tenhaca
Soramaz mısın sultanım

Bir Allah Allah
Yar Allah Allah
Bir Ali’m Ali’m
Pir Ali’m Ali’m

Uzun boyun kara gözler
Ayet hadis sende sözler
Talip olan izin izler
Göremez misin sultanım

Bir Allah Allah
Yar Allah Allah
Bir Ali’m Ali’m
Pir Ali’m Ali’m

Hey Davut Sulari heydir
Mest-i elest eden meydir
Sorsan ki bu sevda nedir
Eremez misin sultanım

Bir Allah Allah
Yar Allah Allah
Bir Ali’m Ali’m
Pir Ali’m Ali’m

Göz Nurum

Bugün bende bir hakikat aşkı var
Dinle sözlerimi uyu göz nurum
Beni şad eyledin gün günden beri
Bırak düşünceyi huyu göz nurum
Hey dost hey dost huyu göz nurum

Mestane bakışın olgun işlerin
Vasili hak olur bu gidişler
Şöyle sallanışın bu çıkışların
Titretir yer gökte muyu göz nurum
Hey dost hey dost muyu göz nurum

Herşeyin benziyor aynen ataya
Caht et düşmeyesin başka hataya
Müdriksin efendim ilmi imlaya
İçilir muhabbet suyu göz nurum
Hey dost hey dost suyu göz nurum

Davut Sulari unuttu kendini
Hırsız bozamazmış arif fendini
Arpacığa bir bak al tüfengini
Caht et ki vurasın toyu göz nurum
Hey dost hey dost toyu göz nurum

Vardım Kırklar Kapısına 

Vardım Kırklar kapısına
Mail oldum yapısına
Tapmışım hak kapısına
Evvel Allah ahir Allah
Dönemem estağfurullah
İmanım amentübillah

Akıttım gözümden yaşı
Eritir dağ ile taşı
Ali’dir imamlar başı
Evvel Allah ahir Allah
Dönemem estağfurullah
İmanım amentübillah

Pir elinden içtim dolu
Öğrendim erkanı yolu
Emniyette mümin kulu
Evvel Allah ahir Allah
Dönemem estağfurullah
İmanım amentübillah

Davut Sular’ canlar canı
Mevlana Mahmut hayranı
Pirimdir Veysel Karani
Evvel Allah ahir Allah
Dönemem estağfurullah
İmanım amentübillah